SİLENT MAJORİTY / SESSİZ ÇOĞUNLUK

 

 

BACK TO PROJECT

 

“Mankenler”

Mankenler, yeni sezon ürünleri ile  görkemli duruşlarıyla,  bazen de giydirilmeyi beklerken göz göze geliriz. Tek kalıptan çıkmış estetize edilmiş bedenleri bazen giyinik bazen de tüm çıplaklığıyla vitrinleri süslerler.  

Modası geçen yada hasar gören mankenler depolarda yığılır, çöpe atılacağı günü beklerler. Kış sezonu, yaz sezonu.. bitmeyen bir nöbettir vitrinde olmak, ta ki  atıl duruma gelene kadar. Ömürleri belki iki sezon arasına sıkışıp kalmıştır. Kimisinin kolu yoktur, bir diğerinin bacağı, kafası yada burnu, yüzde farklı bir hüzün ve değişmeyen çıplaklıklarıyla sessiz bir çığlıktır belki de…

Dilsiz Bedenler Oğuz Nusret Bilik’in “Mankenler” Projesinde dile geldi, artık sözün bittiği andayız.. fotoğraflardaki hikayelerin izinden gitme vaktidir.

“Mannequins”

Mannequins sometimes catch our eye with their magnificent postures wearing the new season’s collection and sometimes while waiting to get dressed. Sometimes their impeccably moulded uniform bodies are dressed but sometimes they decorate the showcases with their blatant nakedness.

Old-fashioned or damaged mannequins are piled up in warehouses, waiting for the day to be trashed. Winter season, summer season...this never-ending duty term only stops when they get useless. Their lives maybe got stuck between two seasons. One is missing an arm, another a leg, the head or the nose; a different kind of sadness on their faces and with their everlasting nudeness a silent scream maybe...

Mute Bodies find voice in Oğuz Nusret Bilik’s “Mannequin” Projects, but this is the moment when words fail…  it is now time to let photographs tell their stories.

  Yazı-Text / Sema Özevin       

      

  Çeviri - Translate  Anette Hanisch

      

1/32